, Locations of visitors to this page



Ortalık bu sefer çirkinleşerek karıştı. Bu durumlarda en güzeli kadınların güzelliğini görmektir, veya tabiatın güzelliğini. Hani şair “deniz kadın gibidir güven olmaz” demiş. Olsun öyle olsun ama kadın hep güzel olsun diyelim de , siyasetin alabildiğine çirkin ve çirkinlikleri korumacı yanından bir an olsun uzaklaşalım.

 

Çirkinliklere gariplikler eklendi, dizilerde içki dolu kadehlerin üzeri kapanıyor, sisli ve puslu bir görüntü geliyor, sebebi nedir bilmiyorum ama bana komik geliyor bu durum. Acaba ilerde kadınların görüntüsü de kalkar mı TV dizilerinden.

 

Kadınlar ah bu dünyayı dünya yapan ve bir o kadar da tedirgin yapan güzellikler.

 

 

“Bir kadının suya değiyor ayakları

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı”

 

Veya

“İstanbul’da bir güzel İstanbul kadar güzel”

 

İstanbul bir güzel kadınsa ve biz sahiden mi “ güzeli ağlatırlar, çirkini söyletirler” türküsü gibi İstanbul’u ağlatmaktayız.

 

Konudan konuya atlamak lazım, çünkü ortalık dehşet bir şekilde pis kokuyor.ne yapsam sadece kadın güzelliğinde kalamıyorum.

 

Dinini imanını güçlü gösterip , sonra dinine imanına ihanet eden holdinglere para kaptıran bir vatandaşın serzenişine başbakan “parayı verirken bana mı sordun” demişti. Şimdi din iman deyip , dine imana ihanet eden Alman deniz fenerine 46 milyon euro kaptıran vatandaşa ne diyecekler acaba, “yardım ederken bana mı sordun” diyecekler mi?

 

Deniz feneri aslında adına uygun bir iş yaptı karanlığı aydınlattı bir takıp hırsızların yüzüne çevirdi ışığını ve bunu Almanlar yakaladı. Ama bir yerlerde ne kadar ışık olursa olsun gözü ve gönlü kör olanlar bu hırsızlıkları görmezden gelecekler.

 

Bu siyaset sadece siyasetçiyi değil, ülkenin ahlakını da çökertir, zaten pamuk ipliğine bağlı olan ahlak tutunacak yer bulamayacak.

 

Bugün yeni bir önerisi vardı siyasetin, okumayın medyaya bakmayın, öğrenmeyin, görmeyin, duymayın önerisi vardı. Bu siyaset nereye götürecek bu ülkeyi bakalım, birkaç gez duvara toslattı bakalım bu toslama ne zaman nerede ve hangi şiddette olacak.

 

Arabesk filmini anımsar mısınız, Müjde Ar gelinliği ile evden kaçar, İstanbul’a gelene kadar, anam bacım diyen herkes ırzına geçer, tecavüz eder. Bazen olayları gördükçe, halkı yani kendimi o filmdeki Müjde Ar’a benzettiğim oluyor. Gülsem mi ağlasam mı bilmiyorum. Diğerleri ise yıllardır “benim halkım” diyenler oluyorlar.

 

İyi değil , hiç iyi değil durum.

Dünya ekonomisi de sarsılıyor.

 

“İç bade güzel sev varsa aklın şuurun

Dünya varmış yar ki yokmuş ne olur”

 

İyi hafta sonları ve hatta iyi bayramlar.

Bayramdan sonra görüşürsek sevinirim.

Bakarsınız gelecek hafta yine yazmak gereken bir şeyler olur, yine sevinirim, yeter ki biri dünyamızdaki hırsızları azaltsın.

 

 

 


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Currently viewing Traffic Details for beklemeodasi.blogcu.com
Oğuzkan Bölükbaşı's Facebook profile