“izmler idrake giydirilen deli gömlekleri imiş meğer” bu cümle bir Cemil Meriç cümlesi sanırım. Benim de canı yürekten onayladığım bir cümle ve yıllardır yaşamımın tercih yönü olan bir düşünce. İnsanın insan olma evrimindeki son noktadır bu cümle. Özgür insanın cümlesidir bu.
İzmlerin fikir babaları, yaratıcıları yukarıdaki cümlede kendilerini bulmuşlar ve başkalarına kendi deli gömleklerini giydirirken kendileri özgür kalmışlardır.
İzm olmayan her şey kendi varlığını sorgular diye düşünüyorum, kendi yaptığını sorgular ve vardığı noktayı sorgular. İşte bunun adı bilimdir. Varoluşun sırrını da bulacak olan bilimdir. Ateşin icadından bu yana gelişen teknolojiler ile bilim, geldiği her noktayı sorgulamış “işte bu son” demekten kaçınmıştır.
İnsanın geldiği bugünkü noktada izmler her zaman efendilere hizmet ederler, izmlerin sempatizanları, fanatikleri yalnızca idare edilecek kölelerdir. Ve bu kölelere çoğunlukla ölümün kutsallığı inandırılır. Böylece dünyada insanın varolduğu günden ve mülkiyetin icat edildiği andan bu yana “bir şey” uğruna ölen insanlarla dolmuştur yerin altı ve üstü. Oysa hediye edilen yaşamın kutsallığından söz eder tüm izmler ama inandığın “şey”i yaşatmanın kutsallığıdır sözü edilen, sen o “şey” in yanında bir büyük hiçsindir.
Barak Hüseyin Obama’nın yemin töreninde ölünecek değerler de temsil edildi dikkat ettiniz mi, çok kişinin alkışını almıştır o tören. Ama yüz yıl önce öldürdükleri Kızılderililerin üzerine inşa ettikleri medeniyetin(!) yarattığı ölünesi(!) değerler öldürülen Kızılderililerden daha mı önemliydi?
Şimdi Gazze’de insanlar ölüyor, hangi izmler uğruna ölüyor o çocuklar, onların yaşamlarından daha mı önemli üç karış toprağı kana bulamak? Arabı, Filistinlisi, İsraillisi niye bir arada yaşayamıyorlar. Liderlerin hiddeti ve şiddeti neyi çözüyor? Binlerce yıldır dökülen kanların aldığı canlarla cennete dönmüş bir dünya mı var? Olmayacak da, çünkü “izmler idrake giydirilen deli gömlekleri imiş meğer” diyenler çoğalmadıkça dünya dersini tamamlamayacak.
Çünkü insan öldürmenin makul bir sebebi yoktur.
İsmail Yiğit’in bir yazısından alıntı alarak bitiriyorum yazımı
“Haydi, kolaysa gel de kötü söz söyle, küfret karşındakine. Malından çal, ırzına saldır, canına kıy karşındakinin; yapabiliyorsan. Ben-sen-o Bir’ken ancak kendine-tüm kâinata zulmetmiş olursun!”
Hepsi bu.....